4/4/2008 · Kategori: DENENMIS YEMEK TARIFLERI

TRİPLEX KÖFTE :)))))

 

Merhaba,

Bu hafta iyi gidiyorum maşallah, o kadar yorgunluk üstüne 1 haftada 2 kez bloguma bişeyler ekleyebildim ya hayret bana yani :))) Evet canlar yarın sınavlarım var (aöf) , son iki yazımda da bahsettiğim gibi iş yoğunluğum olduğu için sınavlara hiç hazırlanamadım, artık Hazirandaki sınavlarda kendimi parçalayıp sınava hazırlanacağım, çünkü bu şart oldu. Ama yinede siz bana yarın için dua edinde lütfen şu sınavlardan 40 ın altında almayayım inşallah.....

Sağlık problemim için geçmiş olsun dileklerinde bulunan tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum, dr.gidemedim ama şimdi daha iyiyim. Burun kanaması falan artık yok , baş dönmesi ve halsizlik, yorgunluk şikayetlerinden var. Ama akne tedavim için kullanmış olduğum ilaçdan kaynaklı sanırım. Kullandığım ilaç ilaçların en ağırlarından biri, o nedenle prospektüsünde o kadar fazla yan etkisi yazılmış ki ben şuan ki halime şükrediyorum. Tedavim 2 ay daha sürecek, çok şükür hemen hemen aknelerden kurtuldum sayılır sadece lekeler kaldı onlarda geçecek ümidiyle ilacıma devam ediyorum. Bunun içinde dualarınızdan beni eksik etmeyin lütfen :)))

Bazen yazılarımı okuduğumda saçmaladığımı, şimdi bu yazdıklarımın milleti ne ilgilendirdiğini düşünüyorum, ama inanın içimden ne geliyorsa yazıyorum. Sanki karşımda o an birileri varmışda karşılıklı yazışıyormuşum gibi geliyor bana. O nedenle sizi yazılarımla sıkıyorsam lütfen kusura bakmayın emi cancağızlar :)))

Son zamanlarda hep pasta, kurabiye, salata tarzı tarifler eklediğimi farkettim. Eee bunun nedeni birazda şu ; akşamları iş çıkışı genelde annemlere gidiyorum yiyiyor içiyor, oğluşumuzu alıp eve geçiyoruz. Bu nedenle benim mutfakta pek tencere kaynamıyor gibi bişey oldu. Tencere kaynadığında da ne mi oluyor ; bilmiyorum sizde de oluyor mu ama ben yemek pişirdikden sonra kokusu falan beni alıyor, birde ben yoruluyorum yemek yaparken. Bekarkende mutfağı hiç sevmezdim aslında. Hatta mutfağı temizlemeyi bile sevmezdim, hafta sonları annemle temizlik yaptığımızda bütün her yeri süpürüp silerdim, mutfağa gelince iş; süpürgeyi kapının önüne koyuverirdim, al anne burası senin derdim. Tabii şimdi kendi evimde böyle bir şansım yok temizlikde yemekde bana ait :((( Şimdi iş çıkışı yemek yaptıkdan sonra yoruluyorum ya hemen sofraya oturuyoruz, yemeklerin fotosunu çekmek aklıma bile gelmiyor o an. Benim düşündüğüm şimdi bu sofrayı kim toplayacak, makinaya kim yerleştirecek, mutfağı kim derleyip toplayacak, çayı kim koyupda oturma odasına götürecek :))) Şimdi siz yazdıklarımdan tembel seni diyeceksiniz, belkide öyleyim ama mutfakla ilgili tembelim sanırım :))) Bu kadar yeter diyenleriniz var gibi geldi tamam hemen tarife geçiyorum ;

 

TRİPLEX  KÖFTE  (Tamamen benim uydurduğum ad)

 

 

 

Malzemeler;

400 gr kıyma
1 baş kuru soğan
1 yumurta
1.5 çay bardağı kurutulmuş bayat ekmek
pul biber, kara biber, tuz
5-6 orta boy patates
2 domates
4-5 çarliston biber
2 yemek kaşığı sıvı yağ
1 yemek kaşığı biber salçası
1 su bardağı kaynar su
Köfte sayısında kürdan

Nasıl mı Yaptım ?

Patatesleri soyup, yuvarlak yuvarlak dilimledim. Domatesleri orta büyüklükte küpler halinde doğradım. Biberleride dikdörtgen şeritle halinde doğrayıp kenara aldım. Sebzeleri tuzla harmanladım. Daha sonra soğanı rondodan geçirip içine yumurta, kıyma ve kurutulmuş ekmekleri ilave ettim.Baharatlarını ve tuzunu da ilave edip rondodan geçirdim. Patatesleri az sıvı yağla harmanladım. Patatesleri yuvarlak borcama (büyük olanı) dizdim. Kıymadan parçalar koparıp elimle yassılaştırdım patates dilimlerinin üzerine köfteleri yerleştirdim, köftelerin üzerlerine birer domates ve biber koyup kürdan sabitledim. Biber salçasını kaynar su ile açıp, köftelerin üzerine sosu gezdirdim. Önceden ısıtılmış fırında 200 C de 40-45 dk pişirdim.Yemeğin adına gelince malzemeler böyle üst üste olunca bende adını böyle uydurdum.

 

Sonramı tabakda gördüğünüz dört taneyi zor ayırdım fotoğraf çekebilmek için. Eşimde oğlumda bende bayıla bayıla yedik Triplex köfteyi :))))
 
Herkese güzel bir hafta sonu diliyorum........


 

Kalıcı Bağlantı Yorum (24) Yorum yaz!

22/1/2008 · Kategori: DENENMIS YEMEK TARIFLERI

HAVUÇLU KARNABAHAR YEMEĞİ

 Merhaba,

 

 Uzun aralar verince ne yazacağımı şaşırıyorum, bu sayfayı günlüğüm gibi düşündüğüm için o an içimden gelenleri olduğu gibi yazmak istiyorum yazdıkdan sonrada okuyup aman Nagehan ne saçmalamışsın diyor hepsini siliyorum.

 Bu yazıda öyle oldu kırk kere bişeyler yazıp yazıp sildim, sonunda kısaca yemeğimin tarifini verip de rahatlayayım dedim...

 Lafı fazla uzatmadan benim evde çok sevilen özelliklede Orkun' un bayıla bayıla yediği karnabahar yemeğimin tarifine geçiyorum;

 

KARNABAHAR YEMEĞİ

 

 

 

MALZEMELER

 

1 adet orta boy karnabahar

1 adet çok küçük kuru soğan

2 adet havuç

250 gr kadar dana kıyma

2 adet orta boy patates

3 yemek kaşığı tereyağı

1.5 yemek kaşığı salça

tuz, pul biber

 

NASIL MI YAPTIM?

 

Tencereye tereyağını alıp erittikden sonra yemeklik doğradığım soğanı yağda hafif kavurdum sonra kıymayı ve salçayı ilave edip 5-6 dk kıymayı kavrulmaya bıraktım. Bu arada karnabaharı çiçek çiçek ayırıp yıkadım ve kavrulan kıymaya ilave ettim. Havuçları soyup yarım ay şeklinde doğradım, patatesleri de lokum kadar doğrayıp havuçla birlikde yemeğe ilave ettim, tuzunu ve biberinide ekledikden sonra yaklaşık 2 su bardağı kaynar su ilave edip tencerenin kapağını kapatıp kısık ateşde 30 dk pişirdim.

Sonra mı Afiyetle yedik....

 

 

Soğuk kış günlerinde yiyilebilecek en faydalı sebzelerden biri karnabahar, daha öncede sayfamda karnabaharın faydalarını vermiştim.Göz atmak isteyen varsa buraya tıklasın.

 

Şimdilik hoşçakalın, sevgiyle kalın.......

Kalıcı Bağlantı Yorum (17) Yorum yaz!

29/9/2007 · Kategori: DENENMIS YEMEK TARIFLERI

RAMAZAN MAHMURLUĞUYLA MERHABA

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

20/9/2007 · Kategori: DENENMIS YEMEK TARIFLERI

HAFİF YEMEKLER ; TAVUK SOTE

 

  Merhabalar,

 

  Mübarek Ramazanın bugün 8.günü, günler ne kadar çabuk geçiyor. Ömrümüz su gibi akıp gidiyor, Rabbim hiçbirimize bu günlerimizi aratmasın inşallah, bu güzel rahmetli ayda yaşanan maneviyatı yılın bütün aylarında yaşamayı hepimize nasip etsin inşallah.

  Ben ramazan ayını evimde oğlumla birlikte geçiriyorum, daha önceki yazılarımdan birinde de yazmıştım yıllık izindeyim. Minik afacanım evde olmaya alışık olmadığı için şu 3 gündür yapmadığı yaramazlık kalmadı, tabi huysuzluk ve şımarıklık da cabası. Zaman zaman sesimin tonunu yükseltiyorum ama sonradan çok üzülüyorum sanki vicdanım sızlıyor. Sanki karşımda daha büyük bir çocuk varmış gibi alıp karşıma saatlerce özür diliyorum sonra. Dünyada evlatdan daha tatlı bişey yok. Allah hepimizin evlatlarına güzel ahlak, akıl ve sağlık sihhat versin, onların acılarını hiçbirimize göstermesin inşallah........

    Ramazan da iftarda hafif yemekler iyi gidiyor, tavuk yemekleri de bana sanki daha hafifmiş gibi geliyor, ayrıyeten eşimde tavuğu hiç sevmediği için artık böyle soteyle falan kandırmaya çalışıyorum onu. Ben ve oğlumda tavuğu çok seviyoruz ama babamız sevmediği için tavuk bizim evde çok fazla pişmez. Bugün hepinizinde mutlaka yapmış olabileceği tavuk sote tarifi vereceğim, herkesin ayrı bir soğan doğrayışı vardır derler bizde, bende kafama göre katıp karıştırıyorum, işte karıştırma yaptığım bir tavuk sote;

 

 

TAVUK SOTE

 

MALZEMELER

 

500 gr kuşbaşı doğranmış tavuk eti

2-3 adet kırmızı biber

4-5 adet tatlı sivri biber

2-3 adet acı sivri biber

2 yemek kaşığı sıvıyağ

karabiber, tuz

 

NASIL MI YAPTIM?

 

Tencereye sıvı yağı koyup küçük doğradığım biberlerin hepsini sırayla yağda 10 dakika kadar soteledim. Sonra kuşbaşı doğranmış tavuk etini ve karabiberi ile tuzunuda ilave edip üzerine bir su bardağı kaynamış su ilave ettim ve tencerenin ağzını kapattım.Yarım saat kadar pişince ocağı kapattım. Basit ama hem hafif hem yiyimli yemeğimiz servise hazır.

 

Afiyet olsun.....

Hayırlı iftarlar.......

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (21) Yorum yaz!

16/9/2007 · Kategori: DENENMIS YEMEK TARIFLERI

ERZURUM ÇORBASI : KESME AŞI = ERİŞTE ÇORBASI

 

 

    Merhabalar,

 

   Herkesin yeniden Ramazanı Şerifi mübarek olsun. Bugün kısmetse dördüncü güne niyetliyiz, şuan bizim memleketde iftara yaklaşık bir buçuk saat var. Hemen hemen bütün bayanlar mutfakda iftara son hazırlıkları yapıyorlar. Aslında bizim memleketde klasik iftar menüsü vardır; ayran çorbası (aşotulu), ıspanaklı-yumurtalı kıyma ve kadayıf dolması. Evet bu menü çok eskilerden beri yıllardır bizim memleketde ramazanın hergünü hemen her sofrada vardır. Tabi artık benim gibi genç jenerasyon pek uymuyor bu klasik menüye ama kimse itirazda eden yok yani...

    Çorbayı bu akşam ki iftar için yaptım ve hemen sıcağı sıcağına bloga ekleyim dedim. Geçenlerde Arzu arkadaşın blogunda gördüm Erzurum çorbası diye. canım arkadaşım eskiden Erzurumlu olan komşulardan tarifini aldığını yazmış ama baktım bazı eksiklikler var dedim bari bende tam haliyle yapıp yayınlayayım.

    Lafı fazla uzatmadan çorbanın tarifine geçeyim çünkü iftara burda çok az bir zaman kaldı, sofra falan hazırlama işlerim var daha.

 

 

KESME ÇORBASI

 

MALZEMELER

 

1.5 su bardağı önceden kesilmiş çorbalık erişte (ben hazır kullandım)

1 çay bardağından biraz fazla önceden haşlanmış yeşil mercimek

1 baş kuru soğan

2 yemek kaşığı kadar tereyağı

2 yemek kaşığı kıyma

1.5 su bardağı et suyu

1.5 yemek kaşığı salça

1 tatlı kaşığı kurutulmuş reyhan otu veya Erzuruma has tarhın otu

pulbiber, tuz

 

 

NASIL MI YAPTIM?

 

Tencereye ilk önce yağı koydum yağ eridikden sonra çok küçük doğradığım soğanları ilave edip iyice pembeleştirdim. Pulbiber, kıyma ve  salçayı ekledim ve salça eridikden sonra yeşil mercimeği ilave edip et suyunu kattım. Bir taşım kaynadıkdan sonra erişteleri ve tuzunu ilave edip üzerine yaklaşık 4 su bardağı kadar kaynar su ilave ettim. Epeyce kaynadıkdan sonra reyhanını atıp 4-5 dakika daha kaynatıp ocağı kapattım.

 

Afiyet olsun....

Hayırlı iftarlar.....

 

 

Unutmadan şunuda yazayım;

Erzurumda bu çorbaya kesme aşı veya erişte çorbası denir ve mantı olan evde mutlaka ogün kesme aşıda pişer. Mantı hamurundan bir beze ayrılır ve mantı katlama işi bitince erişte kesilir ve bu çorba pişirilir. Mantı yendikden sonrada sofraya çorba gelir.

 

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (23) Yorum yaz!

« Önceki ::